Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar'a (GDO) HAYIR!!!
Bu yazi mutlaka okunmali!!!
02 November 2009
12 April 2009
Üsküdar'dan Halkalı'ya taşınalı bir yılı geçti. İstanbul'a geldiğimden beri Asya yakasında yaşamış biri olarak buralara alışmak pek kolay olmadı tabi kii...

Hala alıştım mı ona da emin değilim...
Nisan'ın gelmesiyle baharın güzel günlerini yaşamaya başladık. İlk harika teklif canım kuzenimden geldi, uzun zamandır biraraya gelemediğimiz arkadaşlarımızla açık havada güzel bir pazar kahvaltısını yapacaktık. Hepsi karşı da olduğu için bunu kendime bahane ederek, tüm haftasonumu karşıda geçirmek üzere planladım. Cumartesi günü Bağdat caddesinde gezip sonrada arkadaşlarımla görüştüşmüştüm, cumartesi gece kuzenimde kaldım ve Pazar'da güneşin altında yayılarak keyifli sohbetler esliginde harika bir kahvaltı yaptik. Geçirdiğim harika zamanın ardından kocaman bir gülümseme ve kıpkırmızı bir burunla eve dönmüştüm:))
Onu takip eden haftasonu bu sefer yeni yaşam mekanımızın yakınındaki yerleri keşfe karar verdik. Daha önce de Küçükçekmece Gölü'nün etrafında gezinmek için gitmiştik. Ama eşim kahvaltı yapmak için yeni bir mekan öğrendiğini söyleyince orada kahvaltı etmeye karar verdik.

Küçükçekmece Belediyesi Sosyal Tesisi'nin hemen yanındaki bu mekanda, çimlerin üzerindeki rengarenk minderleri görünce hemen yerleştik tabii... Gölde balık tutan bir tekneyi seyrettik bir süre, her tarafta laleler görülmeye değerdi ve etrafta çocuklar gençler cıvıl cıvıl, aileler yürüyüşte...
Bahar her yerde bahar... Buralara da alışıyoruz galiba:)))
Hala alıştım mı ona da emin değilim...
Nisan'ın gelmesiyle baharın güzel günlerini yaşamaya başladık. İlk harika teklif canım kuzenimden geldi, uzun zamandır biraraya gelemediğimiz arkadaşlarımızla açık havada güzel bir pazar kahvaltısını yapacaktık. Hepsi karşı da olduğu için bunu kendime bahane ederek, tüm haftasonumu karşıda geçirmek üzere planladım. Cumartesi günü Bağdat caddesinde gezip sonrada arkadaşlarımla görüştüşmüştüm, cumartesi gece kuzenimde kaldım ve Pazar'da güneşin altında yayılarak keyifli sohbetler esliginde harika bir kahvaltı yaptik. Geçirdiğim harika zamanın ardından kocaman bir gülümseme ve kıpkırmızı bir burunla eve dönmüştüm:))
Onu takip eden haftasonu bu sefer yeni yaşam mekanımızın yakınındaki yerleri keşfe karar verdik. Daha önce de Küçükçekmece Gölü'nün etrafında gezinmek için gitmiştik. Ama eşim kahvaltı yapmak için yeni bir mekan öğrendiğini söyleyince orada kahvaltı etmeye karar verdik.
Küçükçekmece Belediyesi Sosyal Tesisi'nin hemen yanındaki bu mekanda, çimlerin üzerindeki rengarenk minderleri görünce hemen yerleştik tabii... Gölde balık tutan bir tekneyi seyrettik bir süre, her tarafta laleler görülmeye değerdi ve etrafta çocuklar gençler cıvıl cıvıl, aileler yürüyüşte...
Bahar her yerde bahar... Buralara da alışıyoruz galiba:)))
Etiketler:
bahar,
kucukcekmece
24 March 2009
Merhaba,
Bu blogu oluşturduğumda, iki satırda olsa sürekli yazıp benim için önemli olan ve benden birşeyleri kaydetmenin güzel olacağını düşünmüştüm. Ama yazdığım ilk ve tek yazıdan sonra 1.5 yıl geçmiş ve aslında ne çok şey oldu ve ben 2 satırda olsa yazmadığım için şimdi hayıflanıyorum.
Ve bundan sonraki süreçte gezdiğim, gördüğüm, çektiğim, okuduğum, izlediğim ve beni mutlu eden herşeyi yazmayı ve paylaşmayı diliyorum.
Hadi bakalım; başarip başaramayacağımı hepbirlikte göreceğiz:)
Bu blogu oluşturduğumda, iki satırda olsa sürekli yazıp benim için önemli olan ve benden birşeyleri kaydetmenin güzel olacağını düşünmüştüm. Ama yazdığım ilk ve tek yazıdan sonra 1.5 yıl geçmiş ve aslında ne çok şey oldu ve ben 2 satırda olsa yazmadığım için şimdi hayıflanıyorum.
Ve bundan sonraki süreçte gezdiğim, gördüğüm, çektiğim, okuduğum, izlediğim ve beni mutlu eden herşeyi yazmayı ve paylaşmayı diliyorum.
Hadi bakalım; başarip başaramayacağımı hepbirlikte göreceğiz:)
Subscribe to:
Posts (Atom)

